Faydalı Bilgiler

Kreatinin Nedir?

Kaslardaki enerji metabolizması üzerinde önemli bir rolü olan ve yüksek enerji değerinde fosfat barındıran kreatin, değişik reaksiyonlar ile fosfattan ayrıştırılmaktadır. Kas dokuları bünyesinde yer alan ve enerji oluşumu için büyük öneme sahip olan toplam kreatin oranının yaklaşık olarak %1 oranında ve %2’lik bölümü her gün düzenli olarak yıkılarak atık madde olarak bilinen kreatinine dönüşmektedir. Kreatin, diğer bir ifadeyle, vücutta yer alan bütün kas mekanizmalarının günlük işlemlerin ardından kreatinin isminde atık bir madde oluşturması ve ardından da meydana gelen kreatinin şeklinde bilinen maddenin kanda bulunduğu miktarı kas aktivitesi ve kas kitlesinden etkilenir. Kaslı olan bireylerde kreatinin üretimi yüksek olurken, zayıf ve yaşlı planlarda ise bu tam tersi düşük olmaktadır. Fakat meydana gelen kreatinin oranının günler arasındaki değişim oranı oldukça az olur. Kasların kan dolaşımına saldığı bu atık madde, diğer başka organik atıklar kan yolu ile böbreklere gönderilir. Böbreklerin en ufak fonksiyonel bölgesi olan ve her bir böbrek içerisinde yaklaşık 1 milyon 250 bin değerinde olduğu bilinen nefron tarafından kan devamlı olarak süzülmektedir. Kanda yer alan kreatinin gibi birçok organik atık kandan ayrıştırılmaktadır. Ayrıca mümkün olduğu en az oranda suyla beraber idrar şeklinde vücuttan dışarı atılır. Bireyin cinsiyet, yaşı ve özellikle de kas kütlesi göz önüne alınarak değilim gösteren kreatinin üretim oranı devamlı olduğu için vücutta her daim bir miktar kadar kreatinin yer almaktadır. Vücut adına atık şeklinde olan bu maddenin beya başka bir ifadeyle amino asitin, temeli atılım yolu böbrekler olmasından dolayı kreatinin laboratuvar testleriyle ölçülmesi, en başta böbreklerin süzme fonksiyonu olacak şekilde bireyin sağlığı açısından birçok değişik bilgiyi içerir. Bu durumun diğer avantajı da, üre gibi beslenme biçiminden veya diğer bir tabirle diyetten az etkilenmektedir. Tüketimi yapılan et ve süt ürünlerinde yaşanan artış, kreatinin üretimi konusunda bir miktar yükselme meydana getirse de ortaya çıkan bu yükseliş, üre seviyesinde yaşanan artış ile kıyaslanmayacak ölçüde düşüktür. Bütün bunlar göz önüne alındığında, laboratuvar ortamında yapılmış olan kreatininin testlerinin ortaya çıkardığı bilgi, böbreklerin normal olarak görevini yerine getirip getirmediği, filtrasyon rolünü iyi bir biçimde yapıp yapmadığı konusunda büyük öneme sahiptir. Kreatinin testleri, serum kreatinin veya diğer bir deyişle kanda gözlemlenen kreatinin ve kreatinin klirensi şeklinde dile getirilen ve 24 saat süresince toplanan idrar ile uygulanan test olmaktadır. Fakat kronik böbrek yetmezliği rahatsızlığı, böbrek fonksiyon kaybı gibi hastalıkların incelenmesi amacıyla serum kreatinin değeri yeteri kadar ayrıntılı bilgi sunmayacaktır. Bu sebeple de bu tarz rahatsızlıklar dan şüphe duyulması halinde veya hipertansiyon, kalp ve damar rahatsızlıkları ve diyabet gibi böbrek yetmezliği yapabilecek olan rahatsızlıkların var olması halinde doktor, kreatinin klirensi ile ölçüm yöntemini tercih edebilir. Kreatinin düzeyinin yükselme veya düşmesi bu testlerin yapılmasıyla  tespit edilir.

Kreatinin Düşüklüğü Nedir?

İstenen testlerin sonucunda kreatinin düzeyinin, referans değerlerinden düşük olması halinde kreatinin düşüklüğü gözlenir. Yaşlanma, kilo verme, myastenia gravis ve Duchenne musküler distrofi benzeri nörolojik rahatsızlıklar, kas kütlesinde azalma durumlarına sebep olur. Bu tarz rahatsızlıkların mevcut olmasında kreatinin düşüklüğü meydana pop gelebilir. Gebelik dönemi süresince idrar üretiminde artış yaşanır ve yüksek miktarda su kaybı ortaya çıkar. Böylece, gebeliğin ardından normal değerlere geri dönüş yapsa da gebelik döneminde yapılan kreatinin testinde kreatinin düzeyinin düşük olduğu görülebilir. Normalde kreatinin vücut tarafından sentezlendiği görülse de diyet ile desteklenmesi gerekir. Protein anlamında yeterli düzeyde alım yapılmazsa vücudun kaslarında azalma ve bunun ardından da kreatinin düşüklüğü meydana gelir. Bütün bu durumların haricinde ciddi enfeksiyonun olması, mesane ve idrar yollarında ortaya çıkan tıkanıklıklar, böbreklere giden kan akışının düşmesi, kalp yetmezliği, böbreklerde hasar, böbrek yetmezliği ve böbrek kanseri gibi tehlikeli hastalıklarda da kreatinin düşmesinden söz etmek mümkündür.

Kreatinin Yüksekliği Nedir?

Kas hareketlerinin ardından meydana gelen kreatinin miktarı, kas aktivitesi ve kas kitlesinden etki görmektedir. Kas dokusunun çok olduğu bireylerin kreatinin üretim oranı yüksek olurken, yaşlanmış ve zayıf bireylerde bu oran düşüktür. Kas aktivitesinin atığı olmasıyla bilinen kreatinin, kan yoluyla böbreklere geçişi sağlanır. Böbreklerde bulunan çok miktarda nefron, kanı filtreledikten sonra vücut için gereken maddeleri yeniden kullanılmak amacıyla kan dolaşımına iletirken, vücut adına zararlı olan maddeleri de belirli miktarda suyla beraber idrar yolu ile vücuttan atar. Kreatinin de bu maddeler arasında yer almaktadır. Böbreklerin filtreleme görevini iyi yapamadığı hallerde vücutta devamlı şekilde bir miktar yer alan kreatinin düzeyinde yükselme oluşur. Bu sebeple kreatinin yüksekliği oldukça önemli bir durumdur. Kreatinin yüksek olması, ilk olarak böbrek rahatsızlıkları gibi birçok değişik hastalık sebebiyle kendisini gösterebilir. Ciddi böbrek hasarları, kronik böbrek rahatsızlıkları, şok, kanın doğru bir biçimde süzülmesine ve vücut adına atık durumdaki maddelerin idrar yoluyla vücuttan atılmasını engeller . Kreatinin de bu sebeple yükselebilir. Bununla birlikte kas distorfisi şeklinde tabir edile edilen nörolojik rahatsızlık, hipotiroidi gibi tiroit bezi rahatsızlıkları, kas yaralanmaları, gut hastalığı, diyabet, hipertansiyon, kan kaybı, yanık, gebelik, ağır egzersizler, karbonmonoksit zehirlenmeleri ve dehidrasyon biçiminde tabir edilen yüksek su kaybı kreatinin yüksekliğine sebebiyet veren diğer olaylardır. Kreatinin düşüklüğü vücut üzerinde, hâlsiz olma, iştahsız kalma, mide bulantısı, kusma, ödem, kilo kaybetme, baş ağrısı, cilt kuruluğu, vücut ısısında farklılıklar, idrar oranında düşme ve idrar esnasında ağrı gibi bulgulara sebep olabilir.

Kreatinin Normal Değeri Nedir?

Yetişkinlerin serum kreatinin normal değeri, erkekler için 0.50 mg/dL ile 1.40 mg/dL arasında okurken, kadınlarda bu değer 0.50 mg/dL ile 1.30 mg/dL olarak bilinir. Kreatinin klirensi şeklinde ifade edilen ve 24 saat boyunca idrarın toplanmasıyla uygulanan testin referans aralığı aşağıda yazdığı gibidir:
13-50 yaş aralığında: Erkekler için 90-137 mL/dk okurken, bu oran kadınlarda 80-125 mL/dk olmaktadır.
51-60 yaş aralığında: Erkekler için 85-132 mL/dk, kadınlar için ise 75-120 mL/dk olmalıdır.
60 yaş ve üzeri aralığında: Erkekler için ortalama değer aralığı 80-132 mL/dk okurken, bu oran kadınlar için 70-120 mL/dk aralığında olmalıdır.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu